ÇOCUKLAR NEDEN OYNAR!

Oyunu tanımlamada karşımıza çıkan farklı görüşlerin cevabını aradığı temel soru budur. Çocuklar neden oynar? Eğitimciler, halkbilimcileri, sosyologlar, psikologlar vb. birçok alan bu soru ile ilgilenmektedir.
Çocuk sadece kendisini oyalamak ve mutlu etmek amacıyla oynamaz. Doğumla birlikte gördüğü, duyduğu, dokunduğu, tattığı ve kokladığı her uyaranın yeni olduğu, keşfedilmeyi bekleyen dünyayı oyun içinde, oyun aracılığıyla deneyimleyerek öğrenir.
Piaget zekâ terimini “çevreye uyum sağlama yeteneği” olarak tanımlamaktadır. Oyun çocuğun çevresini tanımasını kolaylaştıran, uyum sağlamasına yardım eden bir faaliyettir. Çocuk bulunduğu ortama uyum sağlamak için oyun oynar.
Erken çocukluk evresi insan yaşamının gelişimsel olarak desteklenmesinde en kritik dönemidir. Gelişimsel süreçte belirli beceriler belirli uyarımlar olmadığı takdirde bireylerde gelişme gösteremez. Kritik dönem olarak adlandırılan bu dönemler gelişim için hayati önem taşır. Örneğin; özellikle yaşamın ilk 48 ayının beyin gelişiminde kritik dönem olduğu ve hareket etmenin öğrenmeyle bağlantılı olduğunu ortaya konmaktadır . Oyun bir eylem hâli olma özelliği ile kritik dönemler için en uygun uyarıcıları sunar. Çocuğun duygusal, zihinsel, fiziksel, dil ve sosyal gelişimlerine ayrı ayrı katkılar sağlar. Gelişim sürecinde bir ihtiyaç olduğu için oyun oynar.
Oyun canlıların türe özgü davranışlarını devam ettiren bir öge olma özelliğine sahiptir. Kız çocukları annelik içgüdüsü ile evcilik oyunlarında anne olmayı denerken; yavru kedilerin ileride fare yakalama yeteneklerini deneyimlediği küçük toplarla oynamaları buna örnek olabilir. İçten gelen bir dürtüdür.
Oyun özgürlük demektir, oyun kendilerinin yönetip oynadığı bir kurgudur. Gerçekler hayal ile değişebilir olur ki buda çocuğun oyundan haz duymasını artırır. Amos Commenious “Hiçbir çocuk zorla oyun oynayamaz.” sözüyle çocuğun özgür olma isteğini ortaya koymuştur.
Çocuklar neden oyun oynar? Freud’a göre; çocukluk yılları boyunca çocukların büyüme ve yetişkinlerin yaptığını yapma şeklindeki tek istekle güdülüyor olmasındandır. Bu istek onların tüm oyunlarının da güdüsüdür .
Oyun, insan hayatının hemen her evresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte çocuk için basitçe iletişim kurabileceği en kolay yoldur. Özellikle hayatın ilk yıllarında çocuğun yaşadığı dünyayı tanıması kıskançlık, mutluluk kırgınlık, iç çatışmalarını, hayallerini ve düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun “dil” olarak kabul edilmektedir. Bir araya gelen iki küçük çocuk, daha birbirinin adını öğrenmeden oynamaya başlar. Çünkü oyun iletişim kanalıdır.

Yorumlar

Popüler Yayınlar